Benim olan şemsiye idi

Nazilli Tren İstasyonu’nda, treni karşılamak için bekleyen insanların arasındayız…Ankara’dan gelen trenin son vagonundan inen İsmet İnönü, peronda kendisini karşılayan insanların elini sıkarken, bir çocuk ilişir gözüne…Beş-altı yaşlarında olan çocuk, elinde testi ve bardakla su satmaktadır.Çocuktan su isteyen İnönü, bardağı teslim ettikten sonra kendisine sorulan bir soruyu yanıtlayıp başını geri çevirdiğinde,… Devamını oku…

Bilmiyorum diyenlere

Eski zamanlarda Hint imparatoru, Pers İmparatoru’na hediye olarak satranç oyunu ve yanında bir mektup gönderir. Mektubunda oyunla ilgili hiçbir açıklama yapmazken şöyle bir mesaj yazmıştır: “Kim daha çok düşünüyor, kim daha iyi biliyor, kim daha ileriyi görüyorsa o kazanır, işte hayat budur.”*Pers imparatoru dönemin en alim veziri olan Buzur Mehir… Devamını oku…

Yengeç sepeti sendromu

” Kumsalda yürüyen bir adam, avlanan balıkçıya yaklaştığında kova içerisindeki yakalanmış yengeçleri görür. Kovanın üstü açıktır, kapağı yoktur. Bu durum onu şaşırtır, çünkü yengeçlerin kaçabileceğini düşünür.Balıkçıya sorduğunda “Evet, tek bir yengeç olsaydı, kesinlikle kaçardı. Ancak, pek çok yengeç varsa, biri kaçmaya çalıştığında diğerleri onu yakalar, kaçamıyacağından emin olur, geri kalanlar… Devamını oku…

Sarı çizmeli Mehmet Ağa

Bir şarkının hikayesi ;Barış MANÇO’NUN 1979 Yılında meşhur ettiği, Mehmet Ağa Aslen Karamanlı bir Toprak ağasıyken, Osmanlı Dönemi yetkilileri Mehmet ağayı çağırarak Kıbrıs Girne’de büyük bir tarla vererek ” Karaman’daki Bahçelerin gibi ek, biç, halka iş ver bizde sana toprak bağışlayalım. Hayvancılık ve Tarımı geliştir” derler…1810-1920 tarihleri arasında yaşamış Karaman’… Devamını oku…

Muhtar Çakmağı

Köyün birine eski zamanda bir çakmak getirmişler, çakmak o kadar kıymetli ki sağı-solu yakmaması, yanlış işlerde kullanmamsı için güvenilir birine teslim etmek gerekiyormuş. Köylüleri toplayıp bu ateş aletini kime verelim diye sormuşlar, köylüler de muhtarı salık vermiş, ihtiyaç duydukça alır, ateşimizi yakarız, demişler. Muhtar çakmağı alınca -ateşin sahibi- olarak giderek… Devamını oku…

Madam Erica

BİR YAŞANMIŞLIK… Ragıp Selanikli’ydi…Mustafa Kemal’le akrandı, 1881 doğumluydu, askeri tıbbiyeden mezun oldu, hekim yüzbaşıydı.Eğitim için Almanya’ya gönderildi.Görev yaptığı hastanede Erica’yla tanıştı, hemşireydi, beline kadar örgü sarı saçlı, tipik Alman güzeliydi.Ragıp’ın aklı başından gitti, kaçamak bakışlarla kendisini süzen o mavi gözlere kelimenin tam manasıyla vurulmuştu.Ragıp da filinta gibi delikanlıydı, üstelik Almanca’yı… Devamını oku…

Cemal Süreya

ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE, CEMAL SÜREYYA ‘ nınYAŞAM ÖYKÜSÜNDEN BİR KESİT … 🐞 Bir Zaman sonra,sana neden “Kürt Cemo” diyorlar diye sorduklarında, şöyle söylüyordu,Cemal Süreyya … “Bizi bir kamyona doldurdular,tüfekli iki erin nezaretinde…Sonra o iki erle yük vagonuna doldurdular…Günlerce yolculuktan sonra bir köye attılar…Aklımdan çıkmaz o yolculuk ve o tarih,köpek havlamaları ve… Devamını oku…

Sıdıka Avar

Yıllar önce İzmir Kadınlar Hapishanesi’ ndeki mahkum kadınlara akşam dersleri verilmesi kararlaştırılmıştı . Bir gün milli eğitim müdürünün odasına zayıf, ufak-tefek bir genç kız girdi. Ben bu dersleri memnuniyetle kabul ederim, efendim, dedi. Müdür şaşırmıştı. Karşısındaki genç kız, okuldan yeni çıkmış, üstelik, son derece de hassas bir insana benziyordu. Müdür… Devamını oku…