YILMAZ HOCAM…

Spread the love

Annesi Trakya’dan göç etmiş Ayşe Hanım. Babası Eskişehirli Belediye mutemeti İhsan bey. Küçüklüğü yokluklar içinde geçti. Galvanizden yapılmış küçük bir su haznesinin önündeki muslukta diş macunu yerine karbonat kullanarak dişlerini fırçaladı.
. İnkilap İlkokulunda disiplinli öğretmeni Musaffa Gülümser’den okuma yazmayı öğrendi. Babasına mandolin parası pahalı gelince resim yapmaya başladı. Yetenekli olduğu İçin suluboya resmi değil suluboyayı kendisi yaptı. Evlerinin hemen yanındaki Sepetçi köyü lületaşı ocakları sahibi Musa Girgin’in oğlu İlhan’dan lületaşı yapmayı öğrendi. Halkevinde Karagöz ve Kukla’ya olan merakıyla el becerisini geliştirdi. Tekke Camii imamı Şifavermez Hoca’dan din dersleri alıp bir dönem İhsaniye Camiinde müezzinlik yaptı. Çizimleri o kadar güzeldi ki Eskişehirli karikatürcü Pertev Ergün ile beraber Saksağan gazetesinde karikatür çizmeye başladı. Lisede sınıf arkadaşlarıyla oynadığı Ahmet Kutsi Tecer’in Köşebaşı adlı tiyatrosunda gayet başarılı oldu. Edebiyat günlerindeki münazaralarda hep en öndeydi. Sadece bir mikrofonla Lisede bir radyo lise istasyonu kurdu. Hayali Ankara Radyosu gibi seyircili programlardı. Eskişehirde yayın yapan bu Lise Radyosunun yarışma programında 57. Hükümetin Tarım Bakanı Mahmut Erdir’e sorular sordu. Resim öğretmeni Nevzat Bey’in tavsiyesiyle İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi sınavına girdi, kazandı, maddi imkansızlıktan İstanbul’a gidemedi ve Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisine devam etti. Bir yandan da Her Sabah isminde Gazetede gazetecilik yapıyordu. Bu yıllarda Eskişehir’e galaya gelen Neriman Köksal, Feridun Çölgeçen ve Atıf Kaptan ile röportaj yaptı. Hocaların Hocası Prof. Dr. Orhan Oğuz’dan çok şey öğrendi. Anayasa Hukuku dersine giren Tarık Zafer Tunaya, ünlü karı koca hukukçular Nermin-Yavuz Abadan’ı dinledi. Eskişehir’de ilk belediye Tiyatrosunun kurulmasının önemini Muhsin Ertuğrul ve Haldun Taner’e anlattı.1971’de öncülüğünde Eskişehir’de mahalli istasyonla Televizyon yayını yapıldı. Akademi TV ile Eğitim Enstitüsü kuruldu. Rektörlüğünde AÇIK ÖĞRETİM FAKÜLTESİ adı altında inanılmaz bir girişimde bulunarak tüm Türkiye’ye televizyonla uzaktan eğitim ve öğretim sağladı. Binlerce öğrencinin hayata hazırlanmasına olanak verdi. Belediye Başkanı seçildi Eskişehir’i yeni baştan yarattı. Sanayi atıklarından ve kokudan yanından geçilmeyen Porsuk Çayında şu anda Gondollar, Motorlar yurtiçi ve yurtdışından gelen turistleri gezdiriyorlar. Farelerin cirit attığı Haller denilen yerde şimdi genci yaşlısı gelip kenti konuşuyor. Balmumu Heykeller ve Cumhuriyet Müzesine kuyruktan gerilemiyor. Sazova Bilim Teknoloji parkına giren çıkamıyor. Denizi olmayan Eskişehir Kentpark da kurulan plajda yüzme yarışları yapılıyor. Opera ve Tiyatrolar bir liraya herkese açılıyor.Devrim Arabaları gelenlere kapılarını açıyor. Dünyanın dört bir yanından getirilen hayvanlar İçin öyle güzel bir park yapılmış ki kelimeler anlatmaya sınırlı kalır. İşte bütün bunları yapan, yaptıran Prof. DR. YILMAZ BÜYÜKERŞEN ve ekibini, görünmeyen gizli kahramanları ayakta alkışlayalım, gurur duyalım…

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir cevap yazın