Bilmiyorum diyenlere

Eski zamanlarda Hint imparatoru, Pers İmparatoru’na hediye olarak satranç oyunu ve yanında bir mektup gönderir. Mektubunda oyunla ilgili hiçbir açıklama yapmazken şöyle bir mesaj yazmıştır: “Kim daha çok düşünüyor, kim daha iyi biliyor, kim daha ileriyi görüyorsa o kazanır, işte hayat budur.”*Pers imparatoru dönemin en alim veziri olan Buzur Mehir… Devamını oku…

Yengeç sepeti sendromu

” Kumsalda yürüyen bir adam, avlanan balıkçıya yaklaştığında kova içerisindeki yakalanmış yengeçleri görür. Kovanın üstü açıktır, kapağı yoktur. Bu durum onu şaşırtır, çünkü yengeçlerin kaçabileceğini düşünür.Balıkçıya sorduğunda “Evet, tek bir yengeç olsaydı, kesinlikle kaçardı. Ancak, pek çok yengeç varsa, biri kaçmaya çalıştığında diğerleri onu yakalar, kaçamıyacağından emin olur, geri kalanlar… Devamını oku…

Üşür ölüm bile

Selda’nın “Üşür Ölüm Bile” parçasının şiiri Ülkü Tamer’e ait. O şiirin hikayesi aşağıda. Cemal Süreya bir gün, Ülkü Tamer’e Behzat Firik adında bir gencin hikâyesini anlatır. Gence yapılanlar yüreğini dağlar Ülkü Tamer’in. Hele ki gencin on sekiz yaşında olması ve o yaşta bir insan evladına yapılan vahşet, Ülkü Tamer’i acıların… Devamını oku…

Tolstoy

Ömrünün son günlerini Istanbulda geçirmek isteyen ve vasiyetinde mezarına haç konulmasını istemeyen, Istanbul’a gelirken Bulgaristan’da bir tren garında ölen Rus edebiyatının dev ismi Tolstoy’un son fotoğrafı ve hayatı sorgulatacak ders niteliğinde 17 sözü: Öyle horozlar vardır ki, öttükleri için güneşin doğduğunu sanırlar. Hayat ne gideni geri getirir, ne de kaybettiğin… Devamını oku…

Heves eder idi!

Madam Hayganuş’un kocası Agop ölmüş.Hayganuş çok üzgün. Sevgili kocasının mezarının başında oturmuş ağıt yakıyor.Komşuları, arkadaşları da elleri önlerinde bu dramatik anı saygı içinde sessizce izliyorlar.Hayganuş’un kocası Agop’a yaktığı ağıt herkesin gözlerini yaşartıyor:‘‘Ah Agop efendi ah… Sen ne güzel, ne alim adam idin…Fransızca bilir idin…İngilizce’yi, Alamanca’yı fevkalade konuşur idin…Sen edebiyattan, fizikten,… Devamını oku…

Sınıf

Küçük bir mahkeme salonunda savcı iddianameyi okumaya başladı..“Sayın hakim, kitap kırmızı kapakla çıkmıştır ve adı Sınıf’tır. Bu nedenle TCK’nın 216. madde sine göre,(yani “halkın; din, dil, ırk, mezhep, sosyal sınıf veya bölge farklılığı açısından farklı özelliklere sahip bir kısmını, diğer bir kısmı aleyhine kin ve düşmanlığa “ittiği gerekçesiyle) suçludur. Gereğinin… Devamını oku…

YILMAZ HOCAM…

Annesi Trakya’dan göç etmiş Ayşe Hanım. Babası Eskişehirli Belediye mutemeti İhsan bey. Küçüklüğü yokluklar içinde geçti. Galvanizden yapılmış küçük bir su haznesinin önündeki muslukta diş macunu yerine karbonat kullanarak dişlerini fırçaladı.. İnkilap İlkokulunda disiplinli öğretmeni Musaffa Gülümser’den okuma yazmayı öğrendi. Babasına mandolin parası pahalı gelince resim yapmaya başladı. Yetenekli olduğu… Devamını oku…

Demokrasilerde Çare Tükenmezdi

Her mesai bitiminde, sadece öğretmenlerin değil, ilçedeki tüm memurların uğrayıp, çay içip oyun oynayarak vakit geçirdikleri bir yerdi, otel altı kahvemiz. Halkla iç içe olduğumuz, günün yorgunluğunu attığımız bir yer. Sakıncaları da yok değildi hani… Özellikle dönem sonlarına doğru, her gün yanı başınızda oyun oynayan ama kuru bir selam dışında… Devamını oku…

MANİFESTO GİBİ TARİHİ BİR İSTİFA AÇIKLAMASI

Üniversitelerin bilimden uzaklaştığını belirterek İTÜ Maden Fakültesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, akademisyenliği ve başında bulunduğu Marmara Denizi’nde süren deprem araştırmalarını bırakma kararı almış.Prof. Görür ; İTÜ’nün artık eskisi gibi olmadığını, bir bilim insanının taşıması gereken evrensel ölçütlerin tehdit olarak görüldüğünü söyleyen Görür, “İTÜ, inanılmayacak ölçüde geriye… Devamını oku…